29 Mayıs 2014

Türk Erkeğinin Dansla İmtihanı

İster bale ister Latin ister modern dans... Olmuyor hacı, Türk erkeği bu işlere adapte olamıyor. Evde ayna karşısında falan yapabilirsin de insan içine çıkınca bir garip oluyor mevzu. Ama hatun kısmı da bu işlere meraklı adamlara hasta. Bu dilemmadır ki halen bu kursları ayakta tutan...

Biraz daha derine inersek dans olayında, mesela bale... Bale baştan kaybediyor abi beni... Yıllarca yaptım, emek verdim ama ergenlikle beraber sorunlar baş göstermeye başladı.... Bildiğin baş göstermekten bahsediyorum :/ O taytı giydiğinde, göstermemesi zor zaten... Zaten insanlar da rahatsız olmaya başladı. Resitale çıkıyoruz, özellikle ön sıralardaki izleyicilerde - ki genelde protokol oluyor bunlar, Vali, Garnizon Komutanı, Ziraat Bankası Genel Müdürü, Baleden Sorumlu Vali Yardımıcısı gibi - bir gerginlik, bir huzursuzluk başlıyor. Tabii seyircinin enerjisi de bizim gibi san'atçıları etkiliyor... Bıraktım, çok da rahatladım. O tayt ne ya... Rahatsız bi' şey.

Taytlı dansların hepsini sildim bi' kalemde. Modern dans filan da kaynadı arada. İyi oldu. Ama yıllarımı dansa vermişim, bari kopmayayım, gidip Salsa falan yapayım, Latin danslarında çoşayım dedim...

03 Kasım 2010

Uyku Öncesi Düşünceleri

Ben genelde uyumadan hemen önce bir şeyler düşünürüm uyuya kalmak için. "Lotodan, piyangodan milyonlar çıksa ne yaparım?", "Fenerbahçe'nin kadrosu nasıl olmalı?", "Ulan yarın şu odayı bir toparlayayım, en azından şu çarşafı değiştireyim artık" gibi şeyler...

Dün gece, ölümü düşündüm nedense. Bir anda geldi. Dedemle geldi aklıma. Annemin babası. Kamil Baba derdik biz ona. Sonra hayatıma dokunan diğer ölümleri düşündüm. Şanslıymışım şimdiye kadar, çok fazla ölüm görmemişim sevdiklerime uğrayan.

Yok değil tabii. Diğer dedem, adaşım. Beni kollayan, okuluma karar veren, hocalarıma mektup yazan, sabahları kaldırıp koşturan, yüzdüren, mekik çektiren, öğleden sonraları kitap okutan, bana çocukluğumda annemden çok şekil veren dedem. O gittiğinde 13 yaşındaydım. Mersin'de beklenmedik haberi aldığımda, yatağın içinde sessizce ağladığımı hatırlarım.

Sonra bir de babaannemin kız kardeşi var. Biz ona da babaanne derdik. Belki bazen babaannemden daha çok severdim onu. Nezahat. Naaşını ben taşıdım ambulansa. Pat diye gitti o da.

Bir de ortaokul kankam Orhan. Babamın çok eski bir ortağının oğlu. Yan apartmanımda yaşayan serseri Orhan. Sıra arkadaşım. İstanbul'a taşındıktan sonra eskisi gibi olmasak da bende yeri hep önemli olan kardeşim. Beklendiği gibi gitti o da. Motorsiklet kazasında. Bir hafta sonra haberdar oldum ben. Ağlamadım belki, dedelerime ağladığım gibi. Ama içim acıdı. Daha 22 yaşındaydı. Ama normal gitmezdi Orhan. Ya bir kavgada vurulacaktı ya da motorda, arabada bir kazada gidecekti.

Hepsinin yüzlerini düşündüm sonra. Adaşım gideli 18 sene olmuş, Nezahat Bababanne gideli ne kadar oldu tam hatırlamıyorum. Orhan gideli 9 sene. Kamil Baba gideli de 3 sene olmuş. Tek tek hatırladım yüzlerini. Ve sonra da şimdi yüzleri olmadığını hatırladım. Çok garip ya.

Bunları düşünürken uyuya kaldım. Allah akıl fikir versin.

18 Ekim 2010

Kendime Notlar 7

Bengay sürdükten sonra yüzünü gözünü ovuşturma. oğuşturma? ohuş.

05 Ekim 2010

Kariyer Raporu

Şaşıracaksınız ama ben yine iş değiştirdim.
Yine reklam sektöründeyim. Seviyorum bu sektörü, ajans havasını.
Nezih bir yerli ajansın yabancı title'lı çalışanıyım 3 4 haftadır. Bir süre durayım burada bence.

31 Mayıs 2010

Yine yeniden iş...

Bugün yeni bir işe başladım. Yıllardır "Satış" işinden hep uzak durdum. Hatta aşağıladım. Benim olayım değil dedim. Nedense çok itici gelen bir şeydi "satış". 

Bugün "satış"ın müdürü oldum. Ama msn'e falan girebiliyorum ya işten. O açıdan güzel :/

07 Aralık 2009

Kendime notlar 6

Kendine yazdığın notları oku ara sıra. Aynı şeyleri tekrar yapıyorsun sonra. Kaç kere yakılır ulan bi yemek! (Ezel başlıyor, hadi öptüm)

05 Aralık 2009

Hayatta Yapmam 5


Köprü kurmam... İstesem de kuramayabilirim zaten. Ayrıca kurucam da n'olacak? Hayatta bazı şeyleri yapmayacaksın.

02 Aralık 2009

Türkiye'de Vampir Olunmaz Hacı...

Bi' süredir yine bir vampir- kurt adam furyası sardı dört yanı. Twilight kitaplarla filmlerle yine gündeme taşıdı mevzuyu. Bi ara Tom Cruise - Brad Pitt yüzünden gına gelmişti kızların vampir aşkından, sonra Angel/Angelus ve Spike yüzünden ağızlarının sularını akıtır oldu hatunlar. En son olarak da bu emo Twilightçılar yüzünden yine coştular. Taksim'de "Memlekete gidicem hacı, 1 lira versene" diyen adamların vampir versiyonları bildiğin :/

Yalnız düşündüm de bu vampirler Türkiye'de olsaydı, çoktan soyları tükenirdi... Bunun da önemli sebeplerinden biri Türk kızları ve Türk vampir anneleri olurdu.
Düşün bilader, vampirsin, gece olmuş, dışarı akacaksın, kana kana manitaları emeceksin. Arkadan bi ses...
"Oğlum çıkma bu saatte, gece gece İstanbul'da iti var kopuğu var, sarhoşu tinercisi. Allah muhafaza oğlum"  veya "Oğlum hava soğuk, bak domuz gribinden 6 kişi daha ölmüş, hakkımı helal etmem, çıkma gece gece ayazda" hatta hatta "Oğlum, bilip bilmediğin insanların kanını içiyorsun, bin türlü hali var dünyanın, AIDSlisi, hepatitlisi, aman oğlum yapma, dikkat et gözünü seviyim"
İnsanda vampirlik mi bırakır bu analar... Yaşım 30 oldu, 900 km'den bana mesaj atıyo benimki, "ateşin falan var mı? Hava soğukmuş İstanbul'da" diye... Ana yüreği işte... Psikopat ana yüreği.

Ayrıca Konya'da, Yozgat'ta, Erzurum'da ya da ne bileyim İstanbul'da Karagümrükte ya da Kasımpaşa'da falan ikamet eden bi' vampir olduğunu düşün hele... Biz filmlerden gördük, biliyoruz. Vampir adamlar hep böyle bi' efemine, beyaz surat, kırmızı ruj ikilisiyle gezen, ağlak suratlı, duygusal görünümlü ibne gibi (Homofobik değilim lan! Çok değilim en azından :/) tipler oluyor. E semte inse böyle bi' tip, vampir mampir dinlemezler, Allah ne verdiyse dalarlar. Karagümrüklüler delüğanlı adamlar. Sevmezler öyle tipleri mahallede.

Haydi diyelim, aileden ayrı yaşıyosun. Anne sorunun yok. Kasımpaşa'da falan da değilsin. Ev tutacaksın. Ama o tiple Türkiye'de kimse sana ev kiralamaz lan. Ev sahibi kriterlerini geçemezsin hacı. Geçsen de yönetici attırır 3 ayda apartmandan. Babadan kalan parası olan, ev alabilecek şanslı bi' vampir değilsen, kurur gidersin evsiz barksız. Vampir de olsan geçim derdi adamın belini büker hacı Türkiye'de... Enflasyon vampir tanımaz, adamı bi' kazıklarlar, aynen vampir cennetini boylarsın. (Levent Kırca benim blogda arada yazıyo, haberiniz olsun)

Haydi bunları geçtim; anneden muafsın, ev / muhit sorunun yok, bankada ufak bi' birikimin de var... Ama askerde çok dayak yersin sen bilader. Ha bak gece nöbetlerini sana kitlediklerinde belki bunu dert etmezsin ama. O açıdan şanslısın lan vampir ibnesi seni. Bi' de vampirlerin duyuları keskin oluyo... 80 kişilik o koğuşta bu vampir kokudan ölmezse, hiçbi' şekilde ölmez.Osuranı var, ayağı kokanı var, 79 kişinin verdiği karbondioksitle ağırlaşan bi' koku hakim oraya. Şehit olur gider vampir. Garanti bahis oynarım buna.

Ulan diyelim askerliği de halletti bu şerefsiz vampir... Türk kızları yüzünden hayata küser. Aç kalır. Erir gider. Hepsi şimdi sinemada görünce bu emo Twilight vampir oğlanlarını "Ay çok hoş çocuk, karizmasına kurban olayım, gelse beni de bi emse, iliklerimi silkelese" diyorlar. Ama yarın karşılarına çıksa bunlardan biri "Ay dur yapma yaa, evlenmeden olmaz. Ay dur ısırma, iz kalıcak boynumda yaa, babam evde ağzımı kırar sonra" diye diye beynini yerler çocuğun. Adam kahrından kendini emer, intihar eder oracıkta. (Bu kısmı da Author yazdı :/) Besleneyim diye bi' Türk erkeğine yanaşsa 30 santimden fazla, ibne diye döverler hiç gözünün yaşına bakmadan. Yok, doyarı yok abi vampirin Türkiye'de...

Uzun sözün kısası, bu konsept Türkiye'de yürümez kardeşim... Zaten onlarca senedir Türk halkının kanını emen siyasiler varken... Ya Levent Abi, bak Allah'ın adını verdim, karışma şu yazılara ya... La yörü git!

01 Aralık 2009

Kendime notlar 5

Yemek yaparken internete dalma. Ulan insan makarnayı da yakmaz ki...

Hayatta Yapmam 4

Federal kanunları ihlal etmem. FBI hemen tepesine biniyo insanın. Acımaları yok lanet olasıcaların.

Merhabayın

Burası ara sıra aklıma gelen, kafamı toplayıp bi' şeyler yazabildiğim zaman uğradığım, pek de matah olmayan bir blog. Beğenilerinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi 155'e iletiniz. Beni uğraştırmayın