03 Kasım 2010

Uyku Öncesi Düşünceleri

Ben genelde uyumadan hemen önce bir şeyler düşünürüm uyuya kalmak için. "Lotodan, piyangodan milyonlar çıksa ne yaparım?", "Fenerbahçe'nin kadrosu nasıl olmalı?", "Ulan yarın şu odayı bir toparlayayım, en azından şu çarşafı değiştireyim artık" gibi şeyler...

Dün gece, ölümü düşündüm nedense. Bir anda geldi. Dedemle geldi aklıma. Annemin babası. Kamil Baba derdik biz ona. Sonra hayatıma dokunan diğer ölümleri düşündüm. Şanslıymışım şimdiye kadar, çok fazla ölüm görmemişim sevdiklerime uğrayan.

Yok değil tabii. Diğer dedem, adaşım. Beni kollayan, okuluma karar veren, hocalarıma mektup yazan, sabahları kaldırıp koşturan, yüzdüren, mekik çektiren, öğleden sonraları kitap okutan, bana çocukluğumda annemden çok şekil veren dedem. O gittiğinde 13 yaşındaydım. Mersin'de beklenmedik haberi aldığımda, yatağın içinde sessizce ağladığımı hatırlarım.

Sonra bir de babaannemin kız kardeşi var. Biz ona da babaanne derdik. Belki bazen babaannemden daha çok severdim onu. Nezahat. Naaşını ben taşıdım ambulansa. Pat diye gitti o da.

Bir de ortaokul kankam Orhan. Babamın çok eski bir ortağının oğlu. Yan apartmanımda yaşayan serseri Orhan. Sıra arkadaşım. İstanbul'a taşındıktan sonra eskisi gibi olmasak da bende yeri hep önemli olan kardeşim. Beklendiği gibi gitti o da. Motorsiklet kazasında. Bir hafta sonra haberdar oldum ben. Ağlamadım belki, dedelerime ağladığım gibi. Ama içim acıdı. Daha 22 yaşındaydı. Ama normal gitmezdi Orhan. Ya bir kavgada vurulacaktı ya da motorda, arabada bir kazada gidecekti.

Hepsinin yüzlerini düşündüm sonra. Adaşım gideli 18 sene olmuş, Nezahat Bababanne gideli ne kadar oldu tam hatırlamıyorum. Orhan gideli 9 sene. Kamil Baba gideli de 3 sene olmuş. Tek tek hatırladım yüzlerini. Ve sonra da şimdi yüzleri olmadığını hatırladım. Çok garip ya.

Bunları düşünürken uyuya kaldım. Allah akıl fikir versin.

Merhabayın

Burası ara sıra aklıma gelen, kafamı toplayıp bi' şeyler yazabildiğim zaman uğradığım, pek de matah olmayan bir blog. Beğenilerinizi dostlarınıza, şikayetlerinizi 155'e iletiniz. Beni uğraştırmayın